İçeriğe geç

Aylar: Mart 2017

İSTEMEYİ BİLMEK – 2 (AŞK)

Share

Gelelim meselenin biraz da manevi boyutuna. En çok ilgi çeken kısım Aşk ve Mutluluk. Ne isterseniz o gelir… Eskiden tanıdığım bir aile vardı. Koca tembel, çalışmaz, sürekli hastadır. Kadın ise çok çalışkan ve beceriklidir. Hayatı boyunca kadın çalıştı kocası yattı. Başka bir aile tanıdım. Kadın çalışmaz sürekli evde oturur. Kocası deli gibi çalışır, fazla mesai yapar. Kadın baskın karakterde, tam dominant teyzedir. Bu iki aile örneğinde her iki tarafı ayrı ayrı düşünelim. Bir tarafta çalışan ve bastırılmış karakter var, diğer tarafta çalışmayan ama baskın karakter var. Bu aileler eski tarz görücü usulü bir oluşum. Baskın karakterdekilerin aile büyükleri kendi çocuklarının durumuna bakıp gelen talipler arasından en uygununu, daha doğru ifadeyle daha rahat kontrol edilip yönetilebilecek olanı seçmişlerdir. Şimdi artık bu yöntemler kalmadı. Haliyle evlilikler daha…

Share

İSTEMEYİ BİLMEK – 1 (YAŞAM)

Share

İstemek önemlidir. Belki de bu evrendeki en önemli şeydir. Hayatımızı isteklerimiz şekillendirir. Çünkü ne istersek o gelir… Asker olmak isteriz, Harp Okuluna gideriz. Avukat olmak isteriz, Hukuk Fakültesine gideriz. Doktor olmak isteriz, Tıp Fakültesine gideriz. Öğretmen olmak isteriz, Eğitim Fakültesine gideriz. Belki itiraz edebilirsiniz, okuduğunuz okulu çok sevmediğinizi veya istemediğinizi söyleyebilirsiniz ama genel olarak sınavda tercihlerinize yazdığınız için o oradasınızdır. İstediğimiz için yıllarca ev veya araba taksidi öderiz. Eşimizle-dostumuzla iletişimde olmak istediğimiz için telefon ve internet faturası öderiz. Dünyadan haberdar olmak istediğimiz için gazete alırız. Hatta güzel görünmek istediğimiz için kıyafet alır, makyaj ve bakım yaparız. İsteklerimiz arttıkça, o isteklere ulaşmak için gereken ihtiyaçlarımız da artar. Daha çok çalışmak, daha çok kazanmak, daha çok uğraşmak belki de bazı nahoş teklifleri kabul etmek zorunda kalırız. Yani…

Share

ABEL olayı – Türkiye – TSK ve Cemaat

Share

Abel olayını herkes bilmez. Özellikle sömürülen, işgal edilen, kapitalist sisteme köle yapılan ülkelerde anlatılmaz, öğretilmez, bilinmesi istenmez. Çok şükür internet var da öğreniyoruz…. Abel olayı Amerikayı sarsan bir casusluk olayıdır. Sarsmakla kalmaz, devlet yöneticilerini de dehşete düşürür. Çünkü tespit edilebilmesi tamamen bir tesadüf eseri ve çok uzun süreli bir çalışmayla mümkün olabilmiştir. 1953 yılında bir gazete dağıtıcısı çocuk müşterisinden aldığı bir dolarlık nikel paranın tuhaf olduğunu farkeder ve oynarken elinden düşürür. Para ikiye ayrılır ve içinden bir resim çıkar. Resim, şifreli olarak rakam kodlarıyla yazılmış bir yazının mikrofotoğrafıdır. Önce Eyalet dedektifleri ardından FBI devreye girer. Şimdiye kadar tek tük sihir amaçlı kullanılan metal bir dolarlık görmüşlerdir ama böylesine profesyonel bir çalışma hiç olmamıştır. Yıllarca süren araştırmalardan Amerika tek bir sonuç bile alamaz. Ta ki 1957…

Share

BURMA-BİRMANYA-MYANMAR-ARAKAN… ???

Share

Ülke gündemine Ramazan vesilesiyle giren bu ülke hakkında ne nedir? Kim kimdir? Kim kimi neden öper? Sorularına yanıt aramak üzere aşağıdaki yazıyı mutlaka okuyun……. Tavsiyemdir…… Öncelikle ülkenin adı, Avrupalı efendilerin birbirleri ile sürtüşmeleri ve bu ülkede hakimiyet sağlama kavgaları neticesinde 3 (üç) ayrı şekilde bilinir ve – bazıları inatla olmak üzere- kullanılır. İngilizler BURMA ismini kullanır. Tabi şıracıları olan Kanada, ABD, BM de bu şekilde kullanır. Fransızlar ve İspanyollar ise inatla BİRMANYA olarak kullanır. Elbette Rusya, Çin, Japonya, gibi uzakdoğu ülkeleri ise emperyalistlere inat MYANMAR kullanmayı tercih ederler. Ülke ise 1989 yılında ismini MYANMAR olarak kendi içinde ve uluslar arası alanda kullanma kararı almıştır. Bu kararı almalarının sebebi ise, İngiliz sömürgesinden kalan tüm İngilizce isimlerin değiştirilmesi kararıdır. (Ne kadar ilginç değil mi?) Ülkede 60 milyon…

Share

100 yıl önceden bir ibretlik…

Share

Yunan parasıyla Yunan Bayrağı dikmek… İşgal edilen yerlerin çoğunda yaşanan ibretlerin bir tanesi. Sanmayın ki sadece burada yaşandı. Sanmayın ki sadece 100 yıl önce yaşandı. Bakın bakalım içinde kaç tane ibretlik ve hayret verici olayı bir arada…… Albay Bekir Sami Bey, Albay Kazım (Özalp) ve Yüzbaşı Selahattin ile birlikte 24 Mayıs 1919 sabahı Akhisar istasyonunda trenden inerler. Sabah ezanı vaktidir ama kasabada tek bir ezan sesi duyulmaz. Biraz yürürler, bakarlar ki her tarafta Yunan bayrakları, sokak başlarında taklar kurulmuş. Derken sabah çanları çalmaya başlar. Şaşkınlıkları gitmeden etraftan “Zito Venizelos” naraları duyulmaya başlar. Şaşkınlık yerini derin üzüntüye ve gözyaşlarına bırakmıştır. Telgraf başına gittiklerinde öğrenirler ki düşman Manisa’yı sarmış, Akhisar’a bir saatlik mesafededir ama henüz işgal etmemiştir. Daha Manisa işgal edilmemişken Akhisar’daki bu çanlar, bayraklar, “Yaşa” naraları…

Share

Evrim iğrenç bir yalandır!…

Share

Evrim varsa da bu evrimin herhangi bir bitki veya hayvandan gelmesi mümkün değildir. Neden mi? 1. Evrimle birlikte fiziksel değişiklikler olur. Biyolojik değişiklikler olur. Kimyasal değişiklikler olur. Çevreye uyum, şartlara uyum söz konusudur. Atalarından gelen belirleyici özellikleri neyse, o özellikler korunur, mutlaka içinde yaşar. Bu özellikleri takip ederek evrim zincirlerini oluştururuz. Evrildiysek eğer bu özellikler nereden geldi???? 2. Bir aslanın zevk için geyiği öldürüp aç olan diğer hayvanlara satmaya çalıştığını göremezsiniz. İsterse milyon kere evrim geçirsin. 3. Bir geyiğin aslanlarla anlaşıp otlağın en güzel yerinde otlanma karşılığında diğer bir geyiği aslanlara sattığını göremezsiniz. 4. Aslanlarla sırtlanların birlikte zebra sürüsüne saldırdıklarını göremezsiniz. 5. Bir zürafanın su kuyusunu işgal edip ot karşılığında su sattığını hiç göremezsiniz. 6. Hele bir eşeğin, bir haftalık sıpasını (yaklaşık 10 yaşındaki insana…

Share

Askeri Lise nedir?

Share

Askeri Lise, temel olarak Silahlı Kuvvetlerin omurgasını teşkil edecek, yaşam boyu askerlik sürecinde dimdik durabilecek yeterlikte personeli yetiştirmek üzere kurulan, Harp Okullarına öğrenci yetiştiren kurumlardır. Üç farklı tipi vardır. 1. Rus ve Türk tarzı : Genel olarak ilköğretim sonrası öğrenci alıp, askeri disiplin içerisinde eğitip, Harp Okullarına doğrudan öğrenci yetiştirir. Okulları devletindir. Okulu bitirince direk Harp Okuluna gitme hakları vardır. Ama mecburi değildir. Asya ve pasifik ülkelerinde uygulanır Türkiye dahil. 2. Amerikan Tarzı : Okullar özeldir. Askeri disiplin içerisinde öğrenciler yetiştirilir ama Harp Okullarına doğrudan gidemezler. Hatta Harp Okuluna gitme hakları da yoktur, mecburiyetleri de. Harp Okulunun sınavlarına yeniden girmek zorunluluğu ve sınav yeterliliğine sahip olma mecburiyeti vardır. Genellikle Amerika dauygulanır. 3. Avrupa Tarzı : Artık uygulanmasa da, en eskisi ve Askeri Lise kavramının belki…

Share

Yoğurt ve Türk Medeniyeti

Share

Yoğurt, bütün dünyada tüketilen bir süt ürünü olmakla birlikte, özellikle Türk toplumunda çok sevilen ve tüketilen, hatta yemek olarak tek başına bile yenen bir yiyecek. Peki yoğurt nerden geliyor? Nasıl yapılmış? Nasıl bulunmuş? Kim bulmuş? Bu sorular çocukluğumdan beri aklımı kurcalayan sorulardı. Sonunda bu yazıyı yazmaya kadar getirdi beni. Bilinen, yoğurt Orta Asya’dan Türkler tarafından getirildi. Bütün dünyaya da Türkler eliyle yayıldı. Bu yüzden dünyanın her yerinde adı yoğurttur. Yoğurt kadar tek kaynağa bağlı başka ürün muhtemelen yoktur. Tek kaynağa bağlılık derken kastettiğim, başka bir noktada benzeri dahi yapılmamış olmasıdır. Evet, yoğurt dünyanın başka hiç bir yerinde yapılmamış olduğu gibi benzeri bir ürün bile yoktur. En azından benim araştırdığım kadarıyla yoktur. Bu alışılagelmiş bir özellik değildir. Yoğurdun ilk olarak nasıl yapıldığıyla ilgili çeşitli anlatımlar, rivayetler…

Share

6000 YIL ÖNCE KULLANILAN ATASÖZLERİ

Share

Bir beyiniz, bir kralınız olabilir ama asıl korkulacak vergi memuru Köpeği olmayan şehirde, tilki müfettiş olur Bugün gideyim, yarın gideyim diyor, gideyim demekle boş vakit geçiriyor Yıkanmamış elle yemek yeme (tarihte sabunu ilk defa yapan ve kullananlardır) Kim dünyaya gelmişse bir gün ölür Eğer aç iseler ölmüş gibidirler Eğer tok iseler Tanrılarla yarışırlar Eğer işleri yolunda ise göğe uzanmış gibidirler Eğer sıkıntıda iseler, yeraltında imiş gibi olurlar Boş vakit geçirdin neye yaradı? Borç para keder getirir Kocam benim için toplar, oğlum benim için yığar. Keşke sevgilim de balıktan kılçığı çıkarsa! Baharatın hiç biri kadın kadar güzel kokmaz Annenin sözüne Tanrının sözü gibi kulak ver Boynu kesilmiş olanın, boynunu sen de kesme Ölüm tanrıçasına(Tanrı Ningişzida) beni yaşat deme Bir kadına ‘harca’ diyen dost, ‘tutumlu ol’ diyen…

Share