İçeriğe geç

Aylar: Nisan 2017

Saygı Duruşunun Anlamı

Share

Ne yazık ki toplumsal değerlerimizden gitgide uzaklaşıyoruz. Bazı kavramların içleri boşaltılarak anlamsız seremonilere dönüşüyor. Saygı Duruşu da bunlardan biri. Saygı Duruşu, genel olarak askerî bir anma şekli. Ancak asker olmayanlar tarafından da aynı kaidelere uyularak uygulandığı bir törensel anma. Bu anma töreni sırasında bir de marş veya “Ti sesi” denilen Saygı Marşı çalınır ve ardından İstiklâl Marşı söylenerek tören sona erer. Peki bu törensel anma düzeni nedir? Nereden geliyor? Anlamı ne? Bu konuda ne yazık ki doğru düzgün bir çalışma, araştırma ve tespit söz konusu değil. Daha da kötüsü askerî çevrelerde de pek bilinmiyor. Ama araştırınca ilginç bir hikâye ortaya çıkıyor. Saygı duruşunun anlamını 3 bölümde inceleyeceğiz. Şehitlik, saygı duruşu, saygı marşı. Şehitlik Şehitlik kavramı İslamiyet’te Hak yolunda savaşırken veya mücadele ederken ölenlerin kazandıkları rütbe…

Share

Ermeni Soykırımı Yalanına, Yılana Sarılır Gibi Sarılanlar

Share

Tanıyan Ülkeler Uruguay (1965, 2004, 2005) Kıbrıs Rum Kesimi (1982) Arjantin (1993, 2003, 2004, 2005, 2006, 2007) Rusya (1995, 2005) Kanada (1996, 2000, 2004) Yunanistan (1996) Lübnan (1997, 2000) Belçika (1998) İtalya (2000) Vatikan (2000) Fransa (2001) İsviçre (2003) Slovakya (2004) Hollanda (2004) Polonya (2005) Almanya (2005) Venezuela (2005) Litvanya (2005) Şili (2007) İsveç (2010) BOLİVYA (2014) AMERİKA resmen tanımıyor ama 41 EYALET tanıyor… :)) İNGİLTERE resmen tanımıyor ama GALLER tanıyor AVUSTURALYA resmen tanımıyor ama YENİ GÜNEY GALLER tanıyor İSPANYA resmen tanımıyor ama BASK tanıyor… Tanıyan Kuruluşlar AVRUPA KONSEYİ (1998, 2001) AVRUPA PARLAMENTOSU (1987, 2000, 2002, 2005) DÜNYA KİLİSELER KONSEYİ İNSAN HAKLARI DERNEĞİ Türkiye Haricinde Kesinlikle Tanımayan(Reddeden) Ülkeler AZERBAYCAN BULGARİSTAN DANİMARKA İSRAİL ……………………………………………. Yaşasın Filistin, Yaşasın Lübnan, Kahrolsun İsrail….!!!!!

Share

TÜRK YAYI, PANTALONU VE ÇİZMESİ

Share

Bilir misiniz Türk Yayı nedir ve ne zaman ortaya çıkmıştır? Mutlaka biliyorsunuzdur ama belki bilmeyenleriniz vardır diye ben açıklayayım. Barbar Türkler(!) Avrupa’ya geldiğinde Avrupa henüz bakır çağını yaşamaktaydı. Roma, ordularını bakır zırhlarla donatmıştı. Çoğu yaya birliklerden oluşan askerleri ayaklarında deri çarıklarla dolaşıyordu. Kılıçları düz, uzun ve ağırdı. Roma ordusu hareket kabiliyeti olarak hantaldı ama büyük sayıdaki ordusuyla kazanmayı biliyordu. Ordusunun savaş taktik ve stratejisi ise yoktu. Duruma göre hareket ediyor, cepheden bodoslama saldırı gerçekleştiriyordu. Ağır zırhlı ve atlı şövalyeler, savaşın kızıştığı zamanda devreye girerek öldürücü darbeyi indiriyordu. En önemli savaş stratejisi, karşısındakilerin aralarındaki sürtüşmeleri kullanarak birbirlerine düşürmek ve küçük parçalar halinde ele geçirmek oldu. Karşılarına uzun zaman birlik olmuş büyük bir ordu çıkmadı. Ele geçirdiklerini de hediye ve ayrıcalıklarla elinde tutabilmesi büyük bir başarıdır. Barbarlar…

Share

ET FİYATLARI NEDEN ARTTI?

Share

Et fiyatlarının kısa sürede bu kadar yükselmesi herkesin garibine gitti ama nedense kimsenin ilgisini çekmedi. Herkes bu konuda öyle şeyler söylediler, öyle yorumlar yaptılar ki dillere destan. Gerçekten de destan ancak böyle yazılabilir, gerçek ancak böyle gizlenebilirdi. Bazıları ülkedeki hayvancılık meselesi açısından yaklaştı olaya, bazıları ise tüccarları suçlamaya girişti. Kimisi üreticileri suçladı, kimisi tüccarı suçladı. Kimisi de hükümeti eleştirdi. Bunca kelli felli adam ya göründükleri kadar akıllı değiller ve göremiyorlar ya da görülmemiş derecede politik davranıp, gördükleri halde söylemiyorlar. Eldeki bilgiler şunlar (Basından): Türk Silahlı Kuvvetleri yüksek miktarda et talebinde bulundu. Et Balık Kurumu devreye girdi ve kilosu 9,50 TL olan eti TSK’ye 14,00 TL’den vermek üzere anlaşma yaptı. Tüccar EBK’nin üreticiden talebi üzerine fiyatları yükseltti. Fiyatlar 16,50 TL’ye kadar çıkınca EBK de zarar etti,…

Share

Kurtuluş Savaşında Fransız imtiyazları

Share

Kurtuluş savaşı yılları. Henüz emekleme dönemindeyiz. Avrupalılar, Anadoludaki ayaklanmadan rahatsız, Sevri konuşmak ve zaman kazanmak, karışıklık çıkarmak üzere Lozan’da bir konferans düzenler. Konferansa hem İstanbul, hem de Ankara hükümetleri çağrılır. Konferansa Ankara adına katılan Bekir Sami Bey, Fransızlarla gizli bir anlaşma yapar. Anlaşmayı Ankara’ya gönderir. Bunu haber alan İngilizler ve Yunanlar, güney cephesinde bulunan Türk kuvvetlerinin de Batı Cephesine geleceğini düşünerek paniğe kapılırlar. Bu anlaşma aynı zamanda Ankara hükümetine büyük prestij kazandıracak bir zaferdir. Fransızların bir-iki ufak(!) imtiyaz talebinden başka istekleri olmamış ve Bekir Sami Bey tarafından hiç düşünülmeden kabul edilmiştir.   Fakat ne ilginçtir ki anlaşma, Ankara’ya çok büyük siyasi kazanımlar getirecek olmasına rağmen, Atatürk tarafından reddedilir. Herkes şaşkındır.   Bu reddedişin iki sebebi vardır. Birincisi, bir delegenin, anlaşmayı, maddelerini meclise bildirmek ve onayını…

Share

FUTBOL NASIL DÜZELİR???????

Share

Futbol ligi düzenlenmelidir…. Birinci lig gruplar halinde yapılmalıdır. Mesela 5 grup. Her bölgeden ilk 2 süper lige çıkmalıdır. 2 tane de en iyi üçüncüler. Ama bu sistem sürekli değil her yıl sıfırdan tekrar başlamalıdır. Her grup belli bölgelerin takımlarından oluşmalıdır. İlk yarı gruplar, ikinci yarı ise süper lig veya final grubu olmalıdır. Böylece futbol denen aptallık spor haline dönüşür. Çünkü gruplar önemli olduğu için heyecan bölgesel ve yerel ağırlıkta olur. Final grubunda ise her bölgeden takım yer alır. Böylece bir Anadolu takımı 4 Ankara, 5 İstanbul yapmak yerine tüm ülkeyi dolaşmış olur. BÜYÜK olduğunu söyleyen takımlar da ülkenin her yerine mutlaka gitmek zorunda kalır. Hatta o büyük dediklerimiz kendi bölgelerinde birbirlerini yerler finale çıkmak için. Çünkü finale çıkamayan Avrupa hayalini kaybeder ve yarım sezon yatar.…

Share

Türkçe, matematik, liderler, psikoloji

Share

Uzmanlık alanım değil biliyorum. Ama…. Aması, aptal da değilim. Okuyor araştırıyoum. Ağaların, şeyhlerin, şıhların, hacı-hocaların, patronların, başkanların, bakanların, başbakanların söyledikleriyle papağanlık yapmıyorum. Bugüne kadar anladıklarımı yazıyorum. Adam olan varsa araştırsın da daha iyisini yapsın. Ya da maçası yiyen varsa aksini ispat etsin…. Türkçe, çok yüksek bir matematik formülasyona sahiptir. Haluk TARCAN Bey ve Oktay SİNANOĞLU Hocamız bunu kitaplarında ispat ediyorlar ve anlatıyorlar zaten. Azerbaycan şivesi (tabir yanlış ama maksat hasıl olsun diye yazdım) aslında çok zarif ve nahif bir söyleyişe sahiptir. İlk başta biraz garip geliyor. Pek anlaşılamıyor bazı yerleri ama nasıl yağ gibi akıp gidiyor ve kulaklarda nasıl bir lezzet bırakıyor dikkat edin. Karadeniz şivesi ise horon oynar gibi ama Lazların muhteşem neşesini ve enerjisini içinde barındırıyor. İstanbul şivesine gelince. Türkçenin zirvesidir. Bugün konuşan…

Share

Padişahın(!) özel yaşamı

Share

KANUNİ SULTAN SÜLEYMANIN ÖZEL YAŞAMI Kendine özel sarayı var Sarayı korumak üzere bir birlik var yaklaşık 1,000 kişi Bir bölük özel koruma timi var. Hepsi de özel yetişmiş. İç çamaşırına kadar özel üretilir. Yemeği özel yapılır. Yemek çeşnicibaşı tarafından tadılarak kontrol edilir Saray sürekli ışıklı olur. Bunun için özel bir ekip 24 saat görev yapar. Kendine ait doktorları var. Günlük sağlık kontrolü ve sürekli sağlığı takip edilir. Gık dese ilaç, gak dese doktor yanındadır. Suyu özel getirilir, lezzetli membalardan. Özel koruma gemisi, savaş gemisi sürekli sarayın önünde. Özel kayığı ve atlı arabası var. Günlük ve yıllık kendine ait gelirleri olan tımara sahip. (Maaş gibi) Sarayın ve padişahın iaşe bedeli günlük olarak bugünkü parayla 100 bin lira …. Eee, o kadar olsun. Adam koca cihan padişahı.…

Share