İçeriğe geç

Yazar: Osman Kutlu

Bir Teröristin Düşündürdükleri

Share

Bir terörist İstanbul’u kana buladı. Bir emniyet görevlisi ve bir vatandaş şehit oldu. 7 tane de yaralı var. Yaralı değil gazi… Yazacaklarımın yanlış anlaşılmaması için öncelikle belirtmek zorundayım. Artık hayatımıza akıl ve mantık değil, soytarılar, çığırtkanlar ve yalakalar yön veriyor. Birilerinin yazdıklarımı düşünemedikleri için kafasına göre kullanmasını istemem. Teröre ve teröriste hiçbir zaman taviz vermem. Kim olursa olsun, devlete ve sivil halka silah çekmişse teröristtir. Tek istisnası vardır, karşısındaki devlete karşı bir faaliyet içinde olmasın. Bizim güzel İstanbul’umuzu kana bulayan bu kişiye lanet olsun diyorum. Mücadele gücü, azmi ve inancı olsaydı adam gibi, insan gibi mücadele ederdi. Silaha ihtiyacı yoktu. Ama zekâsı bu kadarına çalışıyormuş demek ki, yakın zamanda vatanımızı kurtarmak için ihtiyacımız olan bu silahları ve mühimmatı, vatanımızı işgal edecek olanların ekmeğine yağ sürmek…

Share

Bir Delinin Hatıra Defteri

Share

Dün asalayla ilgili bir roman okuyordum. beni bir sardı, bir sardı, boğacaktı nerdeyse. Zor nefes aldım. Geç saatte bitirdim de kurtuldum. Bugün de mevlanayla ilgili bir kitaba başladım. Daha başlarken çarpıldım. Hikayeye göre adamın biri Hz.Süleyman’ın yanına gidiyor koşarak. Yolda Azraili gördüğünü ve kendisine çok kötü baktığını söylüyor. ondan rüzgara söylemesini ve kendisini Hindistan’a götürmesini istiyor. Belki Azrailden kurtulabileceğini düşünüyor. Hz. Süleyman olmaz dese de sonunda adama acıyor ve rüzgara emrediyor. Rüzgar da adamı alıp Hindistan’a götürüyor. Ertesi gün Azraille karşılaşan Hz. Süleyman ona dünkü adama neden o kadar kötü baktığını soruyor. Azrail; – Ne kötü bakacakmışım, tanımam etmem. Dün onu çeşme başında görünce şaşkınlıktan bakakalmışım. Hatta görünmemem gerektiğini bile unutup görünmüşüm. Çünkü Allah bana onun canını bugün Hindistan’da alacağımı söylemişti. Hikaye burada bitiyor ama…

Share

Beş Önemli Ders

Share

BES ÖNEMLI DERS Birinci Ve De En Önemli Ders. Okuldaki ikinci ayımda, hocamız test sorularını dağıttı. Ben okulun en iyi öğrencilerinden biriydim. Son soruya kadar soluk almadan geldim ve orada çakıldım kaldım. Son soru şöyleydi: ” Her gün okulu temizleyen hademe kadının ilk adi nedir?.. ” Bu herhalde bir çeşit  saka olmalıydı. Kadını silerken hemen her gün görüyordum. Uzun  boylu, siyah saçlı bir kadındı. 50’lerinde falan olmalıydı. Ama adini  nereden bilecektim ki!.. Son soruyu yanıtsız bırakıp kağıdı teslim  ettim. Sure biterken bir öğrenci, son sorunun test sonuçlarına  dahil olup olmadığını sordu. “tabii dahil” dedi, hocamız.. “İs  yaşamınız boyunca insanlarla karsılaşacaksınız. Hepsi birbirinden  farklı insanlar. Ama hepsi sizin ilginiz ve dikkatinizi hak eden  insanlar bunlar. Onlara sadece gülümsemeniz ve ‘merhaba’ demeniz gerekse bile..” Bu dersi hayatim…

Share

Şehit dediğin 45 saniye!

Share

31 Mayıs 2017 16 şehit var bugün. Ve yine o meşhur 45 saniyenin ardından vur patlasın, çal oynasın. Ve hatta bazılarında artık o 45 saniye de yok…   Oğuzhan Küçükdemirkol! Darbeden sonra kapatılan ve yok edilen o irfan yuvasının ilk sabahı tanıştık. Pek de iyi bir tanışma olmadı aslında. Köyden gelmişim biraz vahşiyim. Zaten doğuştan asabiyim. 14 yaşında kalk borusunu nereden bileyim? Koğuş nöbeti de neymiş? Sabah son nöbet Oğuzhan’ınmış. Herkesi kaldırıyormuş. Beni de kaldırmaya uğraştı. “Git!” diyorum gitmiyor. Kalkıp saldırdım üstüne, tabi beklemiyor böyle bir hareket. Zaten benim gibi kavgacı bir yapısı da yok. Araya Fehmi girdi. Beni boğazımdan tutup yatağa sıkıştırdı. İndik aşağı koğuşlardan. Nöbetçi Subay Asteğmen beni okuldan attı. Yıllardır güleriz. O sabah kavgayla başlayan tanışma akşama dostluğa dönüştü. Öyle ki birlikte…

Share

TİRİTYUM

Share

Tirityum Bitirmekte olduğumuz bu yılın başlarında yeni su yönetmeliği çıktı. Önceki yönetmelik de 1996 yılında çıkmıştı. O zaman, BOR madenimizi bu kadar iyi tanımıyorduk. O yönetmelikte, bize bu madenimizi daha iyi tanıtabilmek için olsa gerek, su tahlillerine BOR tahlilini de eklediler. O zaman bu tahlil kolay yapılamıyordu tabii. Yapılabilmesi için de gerekli test kitlerinin ithal edilmesi gerekiyordu. İthal ettik mesele kapandı. Koskoca Türkiye Cumhuriyeti ondan mı korkacaktı. Bu yönetmelikte ise bu defa tirityum denen bir tahlil konuldu. Tahlili yapacak bir merci yok. Ne olduğunu ve nasıl olduğunu bilen de. Tirityuma gelince, bu madde Hidrojenin bir izotopu. Sayın Doç.Dr. Sebahattin Ünalan’ın kaleminden ne menem bir şey olduğuna bakalım; “Füzyon reaksiyonu en hafif iki element olan hidrojen ve helyum arasında en kolay meydana gelir. Hidrojenin 3, helyumun…

Share

Saygı Duruşunun Anlamı

Share

Ne yazık ki toplumsal değerlerimizden gitgide uzaklaşıyoruz. Bazı kavramların içleri boşaltılarak anlamsız seremonilere dönüşüyor. Saygı Duruşu da bunlardan biri. Saygı Duruşu, genel olarak askerî bir anma şekli. Ancak asker olmayanlar tarafından da aynı kaidelere uyularak uygulandığı bir törensel anma. Bu anma töreni sırasında bir de marş veya “Ti sesi” denilen Saygı Marşı çalınır ve ardından İstiklâl Marşı söylenerek tören sona erer. Peki bu törensel anma düzeni nedir? Nereden geliyor? Anlamı ne? Bu konuda ne yazık ki doğru düzgün bir çalışma, araştırma ve tespit söz konusu değil. Daha da kötüsü askerî çevrelerde de pek bilinmiyor. Ama araştırınca ilginç bir hikâye ortaya çıkıyor. Saygı duruşunun anlamını 3 bölümde inceleyeceğiz. Şehitlik, saygı duruşu, saygı marşı. Şehitlik Şehitlik kavramı İslamiyet’te Hak yolunda savaşırken veya mücadele ederken ölenlerin kazandıkları rütbe…

Share

Ermeni Soykırımı Yalanına, Yılana Sarılır Gibi Sarılanlar

Share

Tanıyan Ülkeler Uruguay (1965, 2004, 2005) Kıbrıs Rum Kesimi (1982) Arjantin (1993, 2003, 2004, 2005, 2006, 2007) Rusya (1995, 2005) Kanada (1996, 2000, 2004) Yunanistan (1996) Lübnan (1997, 2000) Belçika (1998) İtalya (2000) Vatikan (2000) Fransa (2001) İsviçre (2003) Slovakya (2004) Hollanda (2004) Polonya (2005) Almanya (2005) Venezuela (2005) Litvanya (2005) Şili (2007) İsveç (2010) BOLİVYA (2014) AMERİKA resmen tanımıyor ama 41 EYALET tanıyor… :)) İNGİLTERE resmen tanımıyor ama GALLER tanıyor AVUSTURALYA resmen tanımıyor ama YENİ GÜNEY GALLER tanıyor İSPANYA resmen tanımıyor ama BASK tanıyor… Tanıyan Kuruluşlar AVRUPA KONSEYİ (1998, 2001) AVRUPA PARLAMENTOSU (1987, 2000, 2002, 2005) DÜNYA KİLİSELER KONSEYİ İNSAN HAKLARI DERNEĞİ Türkiye Haricinde Kesinlikle Tanımayan(Reddeden) Ülkeler AZERBAYCAN BULGARİSTAN DANİMARKA İSRAİL ……………………………………………. Yaşasın Filistin, Yaşasın Lübnan, Kahrolsun İsrail….!!!!!

Share

TÜRK YAYI, PANTALONU VE ÇİZMESİ

Share

Bilir misiniz Türk Yayı nedir ve ne zaman ortaya çıkmıştır? Mutlaka biliyorsunuzdur ama belki bilmeyenleriniz vardır diye ben açıklayayım. Barbar Türkler(!) Avrupa’ya geldiğinde Avrupa henüz bakır çağını yaşamaktaydı. Roma, ordularını bakır zırhlarla donatmıştı. Çoğu yaya birliklerden oluşan askerleri ayaklarında deri çarıklarla dolaşıyordu. Kılıçları düz, uzun ve ağırdı. Roma ordusu hareket kabiliyeti olarak hantaldı ama büyük sayıdaki ordusuyla kazanmayı biliyordu. Ordusunun savaş taktik ve stratejisi ise yoktu. Duruma göre hareket ediyor, cepheden bodoslama saldırı gerçekleştiriyordu. Ağır zırhlı ve atlı şövalyeler, savaşın kızıştığı zamanda devreye girerek öldürücü darbeyi indiriyordu. En önemli savaş stratejisi, karşısındakilerin aralarındaki sürtüşmeleri kullanarak birbirlerine düşürmek ve küçük parçalar halinde ele geçirmek oldu. Karşılarına uzun zaman birlik olmuş büyük bir ordu çıkmadı. Ele geçirdiklerini de hediye ve ayrıcalıklarla elinde tutabilmesi büyük bir başarıdır. Barbarlar…

Share

ET FİYATLARI NEDEN ARTTI?

Share

Et fiyatlarının kısa sürede bu kadar yükselmesi herkesin garibine gitti ama nedense kimsenin ilgisini çekmedi. Herkes bu konuda öyle şeyler söylediler, öyle yorumlar yaptılar ki dillere destan. Gerçekten de destan ancak böyle yazılabilir, gerçek ancak böyle gizlenebilirdi. Bazıları ülkedeki hayvancılık meselesi açısından yaklaştı olaya, bazıları ise tüccarları suçlamaya girişti. Kimisi üreticileri suçladı, kimisi tüccarı suçladı. Kimisi de hükümeti eleştirdi. Bunca kelli felli adam ya göründükleri kadar akıllı değiller ve göremiyorlar ya da görülmemiş derecede politik davranıp, gördükleri halde söylemiyorlar. Eldeki bilgiler şunlar (Basından): Türk Silahlı Kuvvetleri yüksek miktarda et talebinde bulundu. Et Balık Kurumu devreye girdi ve kilosu 9,50 TL olan eti TSK’ye 14,00 TL’den vermek üzere anlaşma yaptı. Tüccar EBK’nin üreticiden talebi üzerine fiyatları yükseltti. Fiyatlar 16,50 TL’ye kadar çıkınca EBK de zarar etti,…

Share

Kurtuluş Savaşında Fransız imtiyazları

Share

Kurtuluş savaşı yılları. Henüz emekleme dönemindeyiz. Avrupalılar, Anadoludaki ayaklanmadan rahatsız, Sevri konuşmak ve zaman kazanmak, karışıklık çıkarmak üzere Lozan’da bir konferans düzenler. Konferansa hem İstanbul, hem de Ankara hükümetleri çağrılır. Konferansa Ankara adına katılan Bekir Sami Bey, Fransızlarla gizli bir anlaşma yapar. Anlaşmayı Ankara’ya gönderir. Bunu haber alan İngilizler ve Yunanlar, güney cephesinde bulunan Türk kuvvetlerinin de Batı Cephesine geleceğini düşünerek paniğe kapılırlar. Bu anlaşma aynı zamanda Ankara hükümetine büyük prestij kazandıracak bir zaferdir. Fransızların bir-iki ufak(!) imtiyaz talebinden başka istekleri olmamış ve Bekir Sami Bey tarafından hiç düşünülmeden kabul edilmiştir.   Fakat ne ilginçtir ki anlaşma, Ankara’ya çok büyük siyasi kazanımlar getirecek olmasına rağmen, Atatürk tarafından reddedilir. Herkes şaşkındır.   Bu reddedişin iki sebebi vardır. Birincisi, bir delegenin, anlaşmayı, maddelerini meclise bildirmek ve onayını…

Share