İçeriğe geç

Burası Bir İlköğretim Okulu

Share

Şimdi size bu ülkenin İlköğretim Okullarından birini anlatacağım.

 

Burası şirin ve cıvıl cıvıl bir orman köyü.

Yolu kıvrıla kıvrıla gider dağların arasından. Taşımalı sistem sayesinde civar köylerin çocuklarını da bünyesinde barındırır.

Köyün ilçeyle hemen hemen tek bağlantısı da okul servisleridir. Yani servisler olmadığı zamanda hastalanırsanız veya ilçeye gitmeniz gerekirse ya özel aracınız olacak ya da araç kiralamak zorundasınız.

Orman köyü ama suyu yok ne yazık ki…

Okulun da suyu yok tabii.

Su sadece sabah ve akşam iki saat akıyor. Ama bu saatlerde okulda kimse olmadığı için okulun mevcut deposu doldurulamıyor.

Okulun bir tane hademesi var, kadrolu.

İlçede oturuyor. Servisle gidip geliyor. Ne zaman okulun temizlik ve diğer hizmetlerini yaptığı anlaşılabilmiş değil.

Bir de köyden bir hademe tutulmuş. Tutulmuş da, faaliyetleri paylaşmışlar. Yarısı kadrolunun, yarısı köylünün.

Yani kısacası okulun yarısı temiz, yarısı Allahlık Ali Bey!…

 

Okulun seviyesi elbette düşük. Çünkü öğretmen sıkıntısı var. Var olan da bıkkınlık içinde pek umursamıyor.

Acaba Milli Eğitim ilgilenmiyor mu?

Aksine her ay geliyor müfettişler. Çay içmeye geliyor, piknik yapmaya geliyor, çiçek toplamaya geliyor.

Habire geliyor…

Müfettişlerimizin bunca fedakar çalışmalarının karşılığı olarak harcırahları veriliyordur muhtemelen! Yoksa bu fedakarlığı millet olarak nasıl karşılarız…

Öyle ya, burası Orman Köyü. Katsayısı yüksektir…

Geçenlerde sağolsun büyüklerimiz su problemini çözdü okulumuzun.

Peki neden seviye düşük o zaman?

Belki de kar yağdığında yollarının kapanmasındandır. İlçeden köye ulaşılsa bile civar köylerden öğrencilerin gelememesindendir, kimbilir…

Yoksa servisin kara saplanıp kalmasına rağmen İlçe Milli Eğitim Müdürünün öğretmenlerin okula gitmesi talimatını vermesinden dolayı olacağını sanmıyorum.

 

Burası neresi, diye merak ettiniz değil mi?

Söyleyeyim.

Burası, Ankara Büyükşehir Belediye Sınırlarında bir İlköğretim Okulu.

Yani en büyük illerimizden birinin merkezinde sayılıyor kâğıt üzerinde.

Aynı zamanda bulunduğu köy, Orman Köyü statüsünde.

Kar yağınca yolları kapanıyor.

İlçeye ulaşım için okul servisleri haricinde aracı, otobüsü, minibüsü yok.

Her ay müfettiş geliyor üstelik.

Burası Ankara Büyükşehir Belediye Sınırları içinde bir İlköğretim Okulu.

Türkiye Cumhuriyeti Başkentinin Merkezinde…

 

Siz sırf imar rantı sebebiyle, dağı taşı Belediye sınırları içine alırsanız.

Siz de 3-5 lira para kazanacağım, diye bu konuda itiraz etmez, tepki göstermezseniz olacağı budur.

Ondan sonra bir memurunuz, öğretmeniniz, asker, hâkim, vs. durumdaki eşiyle aynı şehirde görev yapma hakkını istediğinde onu bu dağ başına gönderirsiniz.

Çünkü kâğıt üzerinde Anakentin merkezi burası.

Sonra da bu okulu ister istemez Büyükşehirin merkezindeki diğer okullarla kıyaslamaya çalışırsınız.

Sanırım size ilkokulda elmayla armutların toplanamayacağını öğretmediler…

Yoksa ilkokulu 9 senede bitirdiniz diye mi böyle yapıyorsunuz?

 

Hadi eşinden dolayı merkeze tayin isteyeni anladım.

Anladım da anlayamadığım, aklımın, hafsalamın almadığı şey şu:

Kendi veya aile bireylerinden birinin hastalığı, yüksek lisans veya doktora sebebiyle merkeze tayin isteyenlerin suçu ne?

Onların burada işi ne?

 

Milli Eğitim Bakanına da, İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürlerine de, o okulun müdürüne de yazıklar olsun.

Bırakın siz çocuk yetiştirmeyi,

Siz domates bile yetiştiremezsiniz.

Anlaşılan o ki,

Çocuklarımız ot geldikleri hayattan saman olarak gidecekler…

Share
Tarih:Eğitimsiyaset

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir