İçeriğe geç

Kategori: Sosyal

Türk Alfabesi ve Bilgisayar Teknolojisi

Share

Hiç merak edeniniz oldu mu bilmem? Alfabemizin özelliklerini, nasıl oluştuğunu? Alfabemizde 29 harf olup, dilimizde geçen bazı sesleri tam olarak karşılamaktadır (ş,ğ,gibi), ancak bazı sesleri resmi olarak karşılamaz. Sadece kullanımda uzatmalarla düzenler (â,î, gibi). Bazı sesleri ise özellikle halk kullanımından kaldırır (yumuşak k diyebileceğimiz, k ile n arası bir sestir. Genelde halk ağzı olarak kullanılır. Resmi kullanımı yoktur). Alfabeyi Atatürk hazırlamıştır. Hem de bu konuda uzman olmamasına rağmen, söylenenlere göre bir gecede! (Lütfen yazının sonunda bu kısmı bir daha okuyun)   Bilgisayar teknolojisi ilerledikçe, Amerika, bu konuda daha da ilerleyebilmesi için gerekli olan şartları araştırmaya başlar. Klavye ve fare (mouse) kullanımı, özellikle acemi kullanıcıların hızını yavaşlatmakta ve teknolojik hız artışına, bu kullanıcılara uymak zorunluluğu yüzünden engel olmaktadır. Bunu kaldırabilmenin çareleri aranır. Bilgisayarla sesli iletişim tekniği…

Share

Çeteler

Share

Son günlerde gizli örgüt ve çete lafları çokça duyulmaya başlandı yine. Bu işin aslına ve nasıl olduğu konusuna açıklık getirelim.   Farz edelim ki siz birkaç arkadaşınızla belli bir gruba, olaya veya duruma karşı tavır içindesiniz ve bunu düşünceden eyleme geçirmeye karar verdiniz. Bu amaçla bir grup veya örgüt kurdunuz. Bu örgüte güzel ve etkili bir isim koydunuz, logo hazırladınız, amaç ve prensipler oluşturdunuz. Hatta kart bile bastırdınız. Bunca uğraşının sonucunda elbette çevrenize, eş-dost ve arkadaşlarınıza anlatmaya, tanıtmaya başladınız. Bunların arasında devletin resmî görevlileri de var.   Üstte geçen “devlet” kavramını biraz açalım. Devlet, kişi ve kurumların üzerinde, soyut bir kavram olup, kavramı oluşturan tüm unsurların mevcudiyetiyle işlerlik kazanır, yaşar. Bu unsurlara bağımsızlık da dâhildir. Günlük kullanımda geçen “devlet” kelimesi ancak ve ancak bu soyut…

Share

Bor Madeninde Dünyayı Değiştirecek Buluş

Share

Bor madeni, herkesin bildiği gibi oldukça önemli bir maden. Sanayide kullanımı gittikçe artmakta olan bu maden, ülkemizin sahip olduğu büyük rezervler dolayısıyla, ülkemiz için daha da önemli hale geliyor. Ancak bu madenin bir sorunu var, o da doğada saf halde bulunmaması. Sanayide kullanımı ise, saf hale getirilmesiyle mümkün oluyor. Bu saflaştırma işlemi, oldukça yüksek bir teknoloji ve masraf gerektiriyor. Bu yüzden, sanayide kullanılabilen, saf haldeki Bor’un fiyatı oldukça yüksek. Dünya piyasalarında kg fiyati 4.000-5.000 $ (ABD Doları) buluyor. Bu haliyle, pek çok alanda kullanım imkanı olmasına rağmen kullanılamıyor. Ancak görünen o ki, Türk bilim adamları sayesinde bu sorun ortadan kalkacak gibi. Bir grup Türk bilim adamı, Bor konusunda yaptıkları çalışmalar sonucunda, saflaştırma işlemini yeni ve çok daha ucuza yapabilecekleri bir teknik geliştirdiler. Bu teknikle üretilen…

Share

Bir Teröristin Düşündürdükleri

Share

Bir terörist İstanbul’u kana buladı. Bir emniyet görevlisi ve bir vatandaş şehit oldu. 7 tane de yaralı var. Yaralı değil gazi… Yazacaklarımın yanlış anlaşılmaması için öncelikle belirtmek zorundayım. Artık hayatımıza akıl ve mantık değil, soytarılar, çığırtkanlar ve yalakalar yön veriyor. Birilerinin yazdıklarımı düşünemedikleri için kafasına göre kullanmasını istemem. Teröre ve teröriste hiçbir zaman taviz vermem. Kim olursa olsun, devlete ve sivil halka silah çekmişse teröristtir. Tek istisnası vardır, karşısındaki devlete karşı bir faaliyet içinde olmasın. Bizim güzel İstanbul’umuzu kana bulayan bu kişiye lanet olsun diyorum. Mücadele gücü, azmi ve inancı olsaydı adam gibi, insan gibi mücadele ederdi. Silaha ihtiyacı yoktu. Ama zekâsı bu kadarına çalışıyormuş demek ki, yakın zamanda vatanımızı kurtarmak için ihtiyacımız olan bu silahları ve mühimmatı, vatanımızı işgal edecek olanların ekmeğine yağ sürmek…

Share

Şehit dediğin 45 saniye!

Share

31 Mayıs 2017 16 şehit var bugün. Ve yine o meşhur 45 saniyenin ardından vur patlasın, çal oynasın. Ve hatta bazılarında artık o 45 saniye de yok…   Oğuzhan Küçükdemirkol! Darbeden sonra kapatılan ve yok edilen o irfan yuvasının ilk sabahı tanıştık. Pek de iyi bir tanışma olmadı aslında. Köyden gelmişim biraz vahşiyim. Zaten doğuştan asabiyim. 14 yaşında kalk borusunu nereden bileyim? Koğuş nöbeti de neymiş? Sabah son nöbet Oğuzhan’ınmış. Herkesi kaldırıyormuş. Beni de kaldırmaya uğraştı. “Git!” diyorum gitmiyor. Kalkıp saldırdım üstüne, tabi beklemiyor böyle bir hareket. Zaten benim gibi kavgacı bir yapısı da yok. Araya Fehmi girdi. Beni boğazımdan tutup yatağa sıkıştırdı. İndik aşağı koğuşlardan. Nöbetçi Subay Asteğmen beni okuldan attı. Yıllardır güleriz. O sabah kavgayla başlayan tanışma akşama dostluğa dönüştü. Öyle ki birlikte…

Share

Saygı Duruşunun Anlamı

Share

Ne yazık ki toplumsal değerlerimizden gitgide uzaklaşıyoruz. Bazı kavramların içleri boşaltılarak anlamsız seremonilere dönüşüyor. Saygı Duruşu da bunlardan biri. Saygı Duruşu, genel olarak askerî bir anma şekli. Ancak asker olmayanlar tarafından da aynı kaidelere uyularak uygulandığı bir törensel anma. Bu anma töreni sırasında bir de marş veya “Ti sesi” denilen Saygı Marşı çalınır ve ardından İstiklâl Marşı söylenerek tören sona erer. Peki bu törensel anma düzeni nedir? Nereden geliyor? Anlamı ne? Bu konuda ne yazık ki doğru düzgün bir çalışma, araştırma ve tespit söz konusu değil. Daha da kötüsü askerî çevrelerde de pek bilinmiyor. Ama araştırınca ilginç bir hikâye ortaya çıkıyor. Saygı duruşunun anlamını 3 bölümde inceleyeceğiz. Şehitlik, saygı duruşu, saygı marşı. Şehitlik Şehitlik kavramı İslamiyet’te Hak yolunda savaşırken veya mücadele ederken ölenlerin kazandıkları rütbe…

Share

FUTBOL NASIL DÜZELİR???????

Share

Futbol ligi düzenlenmelidir…. Birinci lig gruplar halinde yapılmalıdır. Mesela 5 grup. Her bölgeden ilk 2 süper lige çıkmalıdır. 2 tane de en iyi üçüncüler. Ama bu sistem sürekli değil her yıl sıfırdan tekrar başlamalıdır. Her grup belli bölgelerin takımlarından oluşmalıdır. İlk yarı gruplar, ikinci yarı ise süper lig veya final grubu olmalıdır. Böylece futbol denen aptallık spor haline dönüşür. Çünkü gruplar önemli olduğu için heyecan bölgesel ve yerel ağırlıkta olur. Final grubunda ise her bölgeden takım yer alır. Böylece bir Anadolu takımı 4 Ankara, 5 İstanbul yapmak yerine tüm ülkeyi dolaşmış olur. BÜYÜK olduğunu söyleyen takımlar da ülkenin her yerine mutlaka gitmek zorunda kalır. Hatta o büyük dediklerimiz kendi bölgelerinde birbirlerini yerler finale çıkmak için. Çünkü finale çıkamayan Avrupa hayalini kaybeder ve yarım sezon yatar.…

Share

Türkçe, matematik, liderler, psikoloji

Share

Uzmanlık alanım değil biliyorum. Ama…. Aması, aptal da değilim. Okuyor araştırıyoum. Ağaların, şeyhlerin, şıhların, hacı-hocaların, patronların, başkanların, bakanların, başbakanların söyledikleriyle papağanlık yapmıyorum. Bugüne kadar anladıklarımı yazıyorum. Adam olan varsa araştırsın da daha iyisini yapsın. Ya da maçası yiyen varsa aksini ispat etsin…. Türkçe, çok yüksek bir matematik formülasyona sahiptir. Haluk TARCAN Bey ve Oktay SİNANOĞLU Hocamız bunu kitaplarında ispat ediyorlar ve anlatıyorlar zaten. Azerbaycan şivesi (tabir yanlış ama maksat hasıl olsun diye yazdım) aslında çok zarif ve nahif bir söyleyişe sahiptir. İlk başta biraz garip geliyor. Pek anlaşılamıyor bazı yerleri ama nasıl yağ gibi akıp gidiyor ve kulaklarda nasıl bir lezzet bırakıyor dikkat edin. Karadeniz şivesi ise horon oynar gibi ama Lazların muhteşem neşesini ve enerjisini içinde barındırıyor. İstanbul şivesine gelince. Türkçenin zirvesidir. Bugün konuşan…

Share

İSTEMEYİ BİLMEK – 2 (AŞK)

Share

Gelelim meselenin biraz da manevi boyutuna. En çok ilgi çeken kısım Aşk ve Mutluluk. Ne isterseniz o gelir… Eskiden tanıdığım bir aile vardı. Koca tembel, çalışmaz, sürekli hastadır. Kadın ise çok çalışkan ve beceriklidir. Hayatı boyunca kadın çalıştı kocası yattı. Başka bir aile tanıdım. Kadın çalışmaz sürekli evde oturur. Kocası deli gibi çalışır, fazla mesai yapar. Kadın baskın karakterde, tam dominant teyzedir. Bu iki aile örneğinde her iki tarafı ayrı ayrı düşünelim. Bir tarafta çalışan ve bastırılmış karakter var, diğer tarafta çalışmayan ama baskın karakter var. Bu aileler eski tarz görücü usulü bir oluşum. Baskın karakterdekilerin aile büyükleri kendi çocuklarının durumuna bakıp gelen talipler arasından en uygununu, daha doğru ifadeyle daha rahat kontrol edilip yönetilebilecek olanı seçmişlerdir. Şimdi artık bu yöntemler kalmadı. Haliyle evlilikler daha…

Share

İSTEMEYİ BİLMEK – 1 (YAŞAM)

Share

İstemek önemlidir. Belki de bu evrendeki en önemli şeydir. Hayatımızı isteklerimiz şekillendirir. Çünkü ne istersek o gelir… Asker olmak isteriz, Harp Okuluna gideriz. Avukat olmak isteriz, Hukuk Fakültesine gideriz. Doktor olmak isteriz, Tıp Fakültesine gideriz. Öğretmen olmak isteriz, Eğitim Fakültesine gideriz. Belki itiraz edebilirsiniz, okuduğunuz okulu çok sevmediğinizi veya istemediğinizi söyleyebilirsiniz ama genel olarak sınavda tercihlerinize yazdığınız için o oradasınızdır. İstediğimiz için yıllarca ev veya araba taksidi öderiz. Eşimizle-dostumuzla iletişimde olmak istediğimiz için telefon ve internet faturası öderiz. Dünyadan haberdar olmak istediğimiz için gazete alırız. Hatta güzel görünmek istediğimiz için kıyafet alır, makyaj ve bakım yaparız. İsteklerimiz arttıkça, o isteklere ulaşmak için gereken ihtiyaçlarımız da artar. Daha çok çalışmak, daha çok kazanmak, daha çok uğraşmak belki de bazı nahoş teklifleri kabul etmek zorunda kalırız. Yani…

Share