İçeriğe geç

Kategori: yaşam

Bor Madeninde Dünyayı Değiştirecek Buluş

Share

Bor madeni, herkesin bildiği gibi oldukça önemli bir maden. Sanayide kullanımı gittikçe artmakta olan bu maden, ülkemizin sahip olduğu büyük rezervler dolayısıyla, ülkemiz için daha da önemli hale geliyor. Ancak bu madenin bir sorunu var, o da doğada saf halde bulunmaması. Sanayide kullanımı ise, saf hale getirilmesiyle mümkün oluyor. Bu saflaştırma işlemi, oldukça yüksek bir teknoloji ve masraf gerektiriyor. Bu yüzden, sanayide kullanılabilen, saf haldeki Bor’un fiyatı oldukça yüksek. Dünya piyasalarında kg fiyati 4.000-5.000 $ (ABD Doları) buluyor. Bu haliyle, pek çok alanda kullanım imkanı olmasına rağmen kullanılamıyor. Ancak görünen o ki, Türk bilim adamları sayesinde bu sorun ortadan kalkacak gibi. Bir grup Türk bilim adamı, Bor konusunda yaptıkları çalışmalar sonucunda, saflaştırma işlemini yeni ve çok daha ucuza yapabilecekleri bir teknik geliştirdiler. Bu teknikle üretilen…

Share

Bir Teröristin Düşündürdükleri

Share

Bir terörist İstanbul’u kana buladı. Bir emniyet görevlisi ve bir vatandaş şehit oldu. 7 tane de yaralı var. Yaralı değil gazi… Yazacaklarımın yanlış anlaşılmaması için öncelikle belirtmek zorundayım. Artık hayatımıza akıl ve mantık değil, soytarılar, çığırtkanlar ve yalakalar yön veriyor. Birilerinin yazdıklarımı düşünemedikleri için kafasına göre kullanmasını istemem. Teröre ve teröriste hiçbir zaman taviz vermem. Kim olursa olsun, devlete ve sivil halka silah çekmişse teröristtir. Tek istisnası vardır, karşısındaki devlete karşı bir faaliyet içinde olmasın. Bizim güzel İstanbul’umuzu kana bulayan bu kişiye lanet olsun diyorum. Mücadele gücü, azmi ve inancı olsaydı adam gibi, insan gibi mücadele ederdi. Silaha ihtiyacı yoktu. Ama zekâsı bu kadarına çalışıyormuş demek ki, yakın zamanda vatanımızı kurtarmak için ihtiyacımız olan bu silahları ve mühimmatı, vatanımızı işgal edecek olanların ekmeğine yağ sürmek…

Share

Bir Delinin Hatıra Defteri

Share

Dün asalayla ilgili bir roman okuyordum. beni bir sardı, bir sardı, boğacaktı nerdeyse. zor nefes aldım. Geç saatte bitirdim de kurtuldum. bugün de mevlanayla iylgili bir kitaba başladım. Daha başlarken çarpıldım. hikayeye göre adamın biri hz.süleyman ın yanına giidiyor koşarak. yolda azraili gördüğünü ve kendisine çok kötü baktığını söylüyor. ondan rüzgara söylemesini ve kendisini hindistana götürmesini istiyor. belki azrailden kurtulabileceğini düşünüyor. hz. süleyman olmaz dese de sonunda adama acıyor ve rüzgara emrediyor. rüzgar da adamı alıp hindistana götürüyor. ertesi gün azraille karşılışın hz. süleyman ona dünkü adama neden o kadar kötü baktığını soruyor. azrail; – ne kötü bakacakmışım, tanımam etmem. dün onu çeşme başında görünce şaşkınlıktan bakakalmışım. hatta görünmemem gerektiğini bile unutup görünmüşüm. çünkü allah bana onun canını bugün hindistan da alacağımı söylemişti. hikaye burada…

Share

Beş Önemli Ders

Share

BES ÖNEMLI DERS Birinci Ve De En Önemli Ders. Okuldaki ikinci ayımda, hocamız test sorularını dağıttı. Ben okulun en iyi öğrencilerinden biriydim. Son soruya kadar soluk almadan geldim ve orada çakıldım kaldım. Son soru şöyleydi: ” Her gün okulu temizleyen hademe kadının ilk adi nedir?.. ” Bu herhalde bir çeşit  saka olmalıydı. Kadını silerken hemen her gün görüyordum. Uzun  boylu, siyah saçlı bir kadındı. 50’lerinde falan olmalıydı. Ama adini  nereden bilecektim ki!.. Son soruyu yanıtsız bırakıp kağıdı teslim  ettim. Sure biterken bir öğrenci, son sorunun test sonuçlarına  dahil olup olmadığını sordu. “tabii dahil” dedi, hocamız.. “İs  yaşamınız boyunca insanlarla karsılaşacaksınız. Hepsi birbirinden  farklı insanlar. Ama hepsi sizin ilginiz ve dikkatinizi hak eden  insanlar bunlar. Onlara sadece gülümsemeniz ve ‘merhaba’ demeniz gerekse bile..” Bu dersi hayatim…

Share

Şehit dediğin 45 saniye!

Share

31 Mayıs 2017 16 şehit var bugün. Ve yine o meşhur 45 saniyenin ardından vur patlasın, çal oynasın. Ve hatta bazılarında artık o 45 saniye de yok…   Oğuzhan Küçükdemirkol! Darbeden sonra kapatılan ve yok edilen o irfan yuvasının ilk sabahı tanıştık. Pek de iyi bir tanışma olmadı aslında. Köyden gelmişim biraz vahşiyim. Zaten doğuştan asabiyim. 14 yaşında kalk borusunu nereden bileyim? Koğuş nöbeti de neymiş? Sabah son nöbet Oğuzhan’ınmış. Herkesi kaldırıyormuş. Beni de kaldırmaya uğraştı. “Git!” diyorum gitmiyor. Kalkıp saldırdım üstüne, tabi beklemiyor böyle bir hareket. Zaten benim gibi kavgacı bir yapısı da yok. Araya Fehmi girdi. Beni boğazımdan tutup yatağa sıkıştırdı. İndik aşağı koğuşlardan. Nöbetçi Subay Asteğmen beni okuldan attı. Yıllardır güleriz. O sabah kavgayla başlayan tanışma akşama dostluğa dönüştü. Öyle ki birlikte…

Share

TİRİTYUM

Share

Tirityum Bitirmekte olduğumuz bu yılın başlarında yeni su yönetmeliği çıktı. Önceki yönetmelik de 1996 yılında çıkmıştı. O zaman, BOR madenimizi bu kadar iyi tanımıyorduk. O yönetmelikte, bize bu madenimizi daha iyi tanıtabilmek için olsa gerek, su tahlillerine BOR tahlilini de eklediler. O zaman bu tahlil kolay yapılamıyordu tabii. Yapılabilmesi için de gerekli test kitlerinin ithal edilmesi gerekiyordu. İthal ettik mesele kapandı. Koskoca Türkiye Cumhuriyeti ondan mı korkacaktı. Bu yönetmelikte ise bu defa tirityum denen bir tahlil konuldu. Tahlili yapacak bir merci yok. Ne olduğunu ve nasıl olduğunu bilen de. Tirityuma gelince, bu madde Hidrojenin bir izotopu. Sayın Doç.Dr. Sebahattin Ünalan’ın kaleminden ne menem bir şey olduğuna bakalım; “Füzyon reaksiyonu en hafif iki element olan hidrojen ve helyum arasında en kolay meydana gelir. Hidrojenin 3, helyumun…

Share

Saygı Duruşunun Anlamı

Share

Ne yazık ki toplumsal değerlerimizden gitgide uzaklaşıyoruz. Bazı kavramların içleri boşaltılarak anlamsız seremonilere dönüşüyor. Saygı Duruşu da bunlardan biri. Saygı Duruşu, genel olarak askerî bir anma şekli. Ancak asker olmayanlar tarafından da aynı kaidelere uyularak uygulandığı bir törensel anma. Bu anma töreni sırasında bir de marş veya “Ti sesi” denilen Saygı Marşı çalınır ve ardından İstiklâl Marşı söylenerek tören sona erer. Peki bu törensel anma düzeni nedir? Nereden geliyor? Anlamı ne? Bu konuda ne yazık ki doğru düzgün bir çalışma, araştırma ve tespit söz konusu değil. Daha da kötüsü askerî çevrelerde de pek bilinmiyor. Ama araştırınca ilginç bir hikâye ortaya çıkıyor. Saygı duruşunun anlamını 3 bölümde inceleyeceğiz. Şehitlik, saygı duruşu, saygı marşı. Şehitlik Şehitlik kavramı İslamiyet’te Hak yolunda savaşırken veya mücadele ederken ölenlerin kazandıkları rütbe…

Share

ET FİYATLARI NEDEN ARTTI?

Share

Et fiyatlarının kısa sürede bu kadar yükselmesi herkesin garibine gitti ama nedense kimsenin ilgisini çekmedi. Herkes bu konuda öyle şeyler söylediler, öyle yorumlar yaptılar ki dillere destan. Gerçekten de destan ancak böyle yazılabilir, gerçek ancak böyle gizlenebilirdi. Bazıları ülkedeki hayvancılık meselesi açısından yaklaştı olaya, bazıları ise tüccarları suçlamaya girişti. Kimisi üreticileri suçladı, kimisi tüccarı suçladı. Kimisi de hükümeti eleştirdi. Bunca kelli felli adam ya göründükleri kadar akıllı değiller ve göremiyorlar ya da görülmemiş derecede politik davranıp, gördükleri halde söylemiyorlar. Eldeki bilgiler şunlar (Basından): Türk Silahlı Kuvvetleri yüksek miktarda et talebinde bulundu. Et Balık Kurumu devreye girdi ve kilosu 9,50 TL olan eti TSK’ye 14,00 TL’den vermek üzere anlaşma yaptı. Tüccar EBK’nin üreticiden talebi üzerine fiyatları yükseltti. Fiyatlar 16,50 TL’ye kadar çıkınca EBK de zarar etti,…

Share

FUTBOL NASIL DÜZELİR???????

Share

Futbol ligi düzenlenmelidir…. Birinci lig gruplar halinde yapılmalıdır. Mesela 5 grup. Her bölgeden ilk 2 süper lige çıkmalıdır. 2 tane de en iyi üçüncüler. Ama bu sistem sürekli değil her yıl sıfırdan tekrar başlamalıdır. Her grup belli bölgelerin takımlarından oluşmalıdır. İlk yarı gruplar, ikinci yarı ise süper lig veya final grubu olmalıdır. Böylece futbol denen aptallık spor haline dönüşür. Çünkü gruplar önemli olduğu için heyecan bölgesel ve yerel ağırlıkta olur. Final grubunda ise her bölgeden takım yer alır. Böylece bir Anadolu takımı 4 Ankara, 5 İstanbul yapmak yerine tüm ülkeyi dolaşmış olur. BÜYÜK olduğunu söyleyen takımlar da ülkenin her yerine mutlaka gitmek zorunda kalır. Hatta o büyük dediklerimiz kendi bölgelerinde birbirlerini yerler finale çıkmak için. Çünkü finale çıkamayan Avrupa hayalini kaybeder ve yarım sezon yatar.…

Share

İSTEMEYİ BİLMEK – 2 (AŞK)

Share

Gelelim meselenin biraz da manevi boyutuna. En çok ilgi çeken kısım Aşk ve Mutluluk. Ne isterseniz o gelir… Eskiden tanıdığım bir aile vardı. Koca tembel, çalışmaz, sürekli hastadır. Kadın ise çok çalışkan ve beceriklidir. Hayatı boyunca kadın çalıştı kocası yattı. Başka bir aile tanıdım. Kadın çalışmaz sürekli evde oturur. Kocası deli gibi çalışır, fazla mesai yapar. Kadın baskın karakterde, tam dominant teyzedir. Bu iki aile örneğinde her iki tarafı ayrı ayrı düşünelim. Bir tarafta çalışan ve bastırılmış karakter var, diğer tarafta çalışmayan ama baskın karakter var. Bu aileler eski tarz görücü usulü bir oluşum. Baskın karakterdekilerin aile büyükleri kendi çocuklarının durumuna bakıp gelen talipler arasından en uygununu, daha doğru ifadeyle daha rahat kontrol edilip yönetilebilecek olanı seçmişlerdir. Şimdi artık bu yöntemler kalmadı. Haliyle evlilikler daha…

Share