İçeriğe geç

Osman Kutlu Yazılar

Askeri Lise nedir?

Share

Askeri Lise, temel olarak Silahlı Kuvvetlerin omurgasını teşkil edecek, yaşam boyu askerlik sürecinde dimdik durabilecek yeterlikte personeli yetiştirmek üzere kurulan, Harp Okullarına öğrenci yetiştiren kurumlardır. Üç farklı tipi vardır. 1. Rus ve Türk tarzı : Genel olarak ilköğretim sonrası öğrenci alıp, askeri disiplin içerisinde eğitip, Harp Okullarına doğrudan öğrenci yetiştirir. Okulları devletindir. Okulu bitirince direk Harp Okuluna gitme hakları vardır. Ama mecburi değildir. Asya ve pasifik ülkelerinde uygulanır Türkiye dahil. 2. Amerikan Tarzı : Okullar özeldir. Askeri disiplin içerisinde öğrenciler yetiştirilir ama Harp Okullarına doğrudan gidemezler. Hatta Harp Okuluna gitme hakları da yoktur, mecburiyetleri de. Harp Okulunun sınavlarına yeniden girmek zorunluluğu ve sınav yeterliliğine sahip olma mecburiyeti vardır. Genellikle Amerika dauygulanır. 3. Avrupa Tarzı : Artık uygulanmasa da, en eskisi ve Askeri Lise kavramının belki…

Share

Yoğurt ve Türk Medeniyeti

Share

Yoğurt, bütün dünyada tüketilen bir süt ürünü olmakla birlikte, özellikle Türk toplumunda çok sevilen ve tüketilen, hatta yemek olarak tek başına bile yenen bir yiyecek. Peki yoğurt nerden geliyor? Nasıl yapılmış? Nasıl bulunmuş? Kim bulmuş? Bu sorular çocukluğumdan beri aklımı kurcalayan sorulardı. Sonunda bu yazıyı yazmaya kadar getirdi beni. Bilinen, yoğurt Orta Asya’dan Türkler tarafından getirildi. Bütün dünyaya da Türkler eliyle yayıldı. Bu yüzden dünyanın her yerinde adı yoğurttur. Yoğurt kadar tek kaynağa bağlı başka ürün muhtemelen yoktur. Tek kaynağa bağlılık derken kastettiğim, başka bir noktada benzeri dahi yapılmamış olmasıdır. Evet, yoğurt dünyanın başka hiç bir yerinde yapılmamış olduğu gibi benzeri bir ürün bile yoktur. En azından benim araştırdığım kadarıyla yoktur. Bu alışılagelmiş bir özellik değildir. Yoğurdun ilk olarak nasıl yapıldığıyla ilgili çeşitli anlatımlar, rivayetler…

Share

6000 YIL ÖNCE KULLANILAN ATASÖZLERİ

Share

Bir beyiniz, bir kralınız olabilir ama asıl korkulacak vergi memuru Köpeği olmayan şehirde, tilki müfettiş olur Bugün gideyim, yarın gideyim diyor, gideyim demekle boş vakit geçiriyor Yıkanmamış elle yemek yeme (tarihte sabunu ilk defa yapan ve kullananlardır) Kim dünyaya gelmişse bir gün ölür Eğer aç iseler ölmüş gibidirler Eğer tok iseler Tanrılarla yarışırlar Eğer işleri yolunda ise göğe uzanmış gibidirler Eğer sıkıntıda iseler, yeraltında imiş gibi olurlar Boş vakit geçirdin neye yaradı? Borç para keder getirir Kocam benim için toplar, oğlum benim için yığar. Keşke sevgilim de balıktan kılçığı çıkarsa! Baharatın hiç biri kadın kadar güzel kokmaz Annenin sözüne Tanrının sözü gibi kulak ver Boynu kesilmiş olanın, boynunu sen de kesme Ölüm tanrıçasına(Tanrı Ningişzida) beni yaşat deme Bir kadına ‘harca’ diyen dost, ‘tutumlu ol’ diyen…

Share

Demokrasi, Bomba, Kader

Share

– 10 yılda 818 şehit. Terörle mücadelede ağır bedeller ödeyen Türkiye, son 10 yılda meydana gelen 10 bin 80 olayda, toplam 818 askerini şehit verdi. – Diyarbakır’da karakola roketli saldırı. – Diyarbakır’da korucu noktasına saldırı. – Geçtiğimiz hafta PKK’lı heykeli sebebiyle çatışmaların yaşandığı Diyarbakır’da İki günde iki polis, evlerinin önünde kurulan pusuyla şehit edildi. – Diyarbakır’da terör örgütü yandaşları tarafından kimsesiz çocukların kaldığı Diyarbakır Erkek Yetiştirme Yurdu’na bombalı saldırı düzenlendi. – Diyarbakır’da terör saldırısı: 1 asteğmen ile 1 uzman çavuş şehit oldu – Lice ilçesinde, askeri konvoyun geçişi sırasında yola döşenen mayının patlatılması sonucu 4 asker yaralandı. – DİYARBAKIR’da bu sabah teröristlerin askeri araca mayınlı saldırısında 2’si uzman çavuş 7’si er olmak üzere 9 asker şehit oldu. – Diyarbakır’da mayın patladı. – Diyarbakır’ın Dicle İlçesi…

Share

Abdülhamit Yalanları

Share

YALANLAR(Kalın harflerle yazılanlar) GERÇEKLER(Normal harflerle yazılanlar) İlk defa elektriği(1), Elektrik zaten Abdülhamid zamanında kullanılmaya başlandı dünyada. Elektrikle İstanbul’un aydınlatılması konusunda bir çok teklif geldi yabancı şirketlerden. Aralarında çok kavgalar da oldu. Ancak Abdülhamid bırakın elektriği getirmeyi, bizzat gelmesini engellemiştir. Sebepleri,1.elektriğin yangın çıkarmasından korkması, 2.dinamo kelimesinin dinamiti çağrıştırması, 3. geceleri sokakların aydınlanmasıyla halkın aleyhinde faaliyetler yapacağından çekinmesi, 4.havagazı şirketlerinin (ki hepsi yabancıdır) baskı ve propagandaları. Elektrik resmi olarak İlk defa Tarsus’ta kullanıldı 1902 yılında. Abdülhamit uzun süre yayılmasına ve İstanbul’a gelmesine izin vermedi. İstanbul’a elektrik ancak 1914 yılında gelebildi. YANİ ELEKTRİĞİ GETİREN DEĞİL AKSİNE GELMESİNİ ENGELLEYENDİR. gazı(2) getiren, İstanbul’da gazla aydınlatma ABDÜLMECİT zamanında oldu 1856 yılında. İlk aydınlatılan yer DOLMABAHÇE Sarayı’dır. ilk modern eczanemizi(3) açtıran, Eczane ise Anadolu’da çok eski bir tarihe sahiptir. Kayseri’de 1206 yılında…

Share

SEVMEK TEK KİŞİLİKTİR

Share

Sevmek, çok özel bir duygudur. Karşılıksızdır. Kuralsızdır. Amaçsızdır. Verdiği mutluluk muhteşemdir. Sevmedim diyen insan yoktur. En azından ömründe bir kere de olsa sevmiştir. Hiç sevmedim diyen bile en azından annesini, kardeşini, çocuğunu sevmiştir, sever. Hiç sevmeyen bile en azından bir şeyi sevmiştir. Vatanını, bayrağını, arabasını, tuttuğu takımı, evcil hayvanını, kuşlarını veya kuru fasulyeyi sever ya da parayı. Hiç kimseyi ve hiç bir şeyi sevmeyeni bulamazsınız belki ama herkesi ve her şeyi seveni bulursunuz. Sadece insana özgü müdür sevgi? Elbette hayır… Sevgi, hayvanlarda da vardır. Hem de galiba bizden daha fazla! Köpeğimizin bizi görünce sevinçten nasıl yerinde duramadığını yaşamışızdır. Öyle ki, bu sevgi gösterilerini, biz engellemezsek, saatlerce yapabilir. İnsan olarak sevgimizi göstermiyoruz diye, içimizde var olan sevginin o köpeğin içindeki sevgiden daha az olduğunu söyleyebilir misiniz?…

Share

İNSAN BEYNİ

Share

Doğada tüm canlıların bir özelliği vardır. Doğayla uyumludur ve doğanın şartlarına uyum sağlar. Her canlı türünün özelliklerinin tamamına sahip olarak doğar. Yani gelişimini tamamlamış olarak doğar. Sonrasında herhangi bir eğitim almadan yaşamını sürdürür. Bir arının bal yapmayı öğrenmesi gerekmez mesela. Ama insan öyle değildir. Hiç bir özelliği yoktur. Doğayla uyumlu değildir. Doğa şartlarına uyum sağlayamaz. Aksine doğaya zarar verir, yok eder. İnsanın olduğu yerde başka hiç bir canlı onun kontrolü olmadan varlığını sürdüremez. Tek özelliği, doğayı kendi şartlarına uydurmasıdır. Yani aklıdır. İnsan beyni, dipsiz bir kuyu gibidir. Evrendeki bütün bilgiyi yükleseniz, daha yok mu, der. Ancak asıl yeteneği bu bilgileri işleyebilmesidir. Ne yazık ki günümüzde beynimizin sadece %10’unu kullanıyoruz. Bilimadamlarına göre daha az ama biz biraz abartalım. Düz hesap olsun. Peki kalan %90 ne yapıyor?…

Share

EĞİTİM SİSTEMLERİ

Share

3 çeşit eğitim sistemi vardır. Ezbere Dayalı Eğitim Sistemi Bu sistem adı üzerinde bir takım bilgilerin ezberlenerek belli kalıplar şeklinde beyinde depolanması esasına dayanır. Fotoğraf gibidir. Bilginin, sorulduğunda veya istendiğinde tamamen aynı kelime ve cümlelerle verilmesidir. Özellikle yasalar, kutsal metinler, padişah fermanları, askerî ve idarî emirler, vs. gibi noktasına, virgülüne kadar değişmemesi gereken metinlerin aktarılması amacıyla kullanılacak haberci, aracı, tellal, elçi, katip, vs. gibi kişilerin eğitilmesi için kullanılır. Beynin fotoğrafik hafıza ve fotoğrafik ifade, aktarım yetenekleri gelişir. Buna karşılık algılama, yorumlama, değerlendirme, sorgulama gibi yetenekler körelir. Farklı bir soru sorulduğunda veya soru farklı bir şekilde sorulduğunda ya cevap alamazsınız veya aynı ifadeleri tekrar duyarsınız. Mesela elmayla ilgili bir metin ezberlenirse her tür meyve sorusuna alacağınız cevap elma ve elmayla ilgili metin olacaktır. Hatta “ananas”ı sorarsanız…

Share